Phyllophaga spp

Haziran böceği

Özet

Ülkemizde Haziran böceği olarak anılan bu böcekler, Scarabaeidae familyasına mensuptur ve Melolonthinae alt familyasının bitki yiyen türleridir. Bu alt familyada mahsullere zarar veren birkaç tür olmasına rağmen, alt familyayı en iyi temsil eden cins Phyllophaga'dır. Bu cinsin erginleri ve larvaları arasındaki dış fiziksel benzerlikler göz önüne alındığında, genellikle benzer alışkanlıkları ve biyolojiyi paylaşan, tek bir grup olarak kabul edilir. Bu böceklerin larva evreleri bitkilere zararlıdır, çünkü bitki kökleriyle beslenirler, bu da gözle görülür su stresiyle sonuçlanır ve sonuçta bitkinin ölümüne yol açar. Bu zararlının etkisi üçüncü evreden itibaren artar.

Haziran böceklerinin yaşam döngüsü ve görünümü

Çoğunluğu Phyllophaga türlerine mensup olan erginler, dış görünümleri bakımından oldukça birbirine benzer. Kısacası, erginler kırmızımsı kahverengi bir renge sahiptir ve belirli türe bağlı olarak geliştiklerinde yaklaşık 10 ile 25 cm uzunluğunda olurlar.

Tıpkı erginler gibi, Phyllophaga larvaları veya kurtçukları da birbirine benzer bir görünüme sahiptir; temel özellikleri beyazımsı, süt rengi renkli bir vücut ve kırmızımsı kahverengi bir baş olup, uzunlukları yaklaşık 5 ila 7 cm'dir. Türler arasında ayrım yapmak için, son karın segmentindeki kılların pozisyonunun incelenmesi gerekir, ancak bu bütün türler için işe yarayan bir yöntem değildir. En iyi, erkek üreme organı incelenerek ayırt edilebilirler.

Bir ile üç yıl arasında, çok uzun bir yaşam döngüleri vardır. Bu döngü, toprağa, bitki köklerine yakın yumurta bırakma ile başlar. Larvalar yaz boyunca beslenir ve sonbaharda toprak altında derinlere göç eder. Soğuk iklimlerde larva olarak kışlarlar ve bir sonraki baharda larva gelişimlerine devam ederler. Genç larvalar görece zararsız olsalar da, daha yaşlı larvalar en agresif olanlardır. İlkbahar başında ya tekrar beslenmeye başlarlar ya da larvalar tamamen geliştiğinde, pupalaştıkları toprakta bir tür toprak hücresi oluşur. Ergin böcekler birkaç hafta sonra ortaya çıkar, ancak sıcaklık, ortaya çıkmalarına yetecek kadar yüksek olana dek toprakta kalırlar. Nihayet, yağmurlar başladığında, erginler, çiftleşmek ve ardından yumurtalarını bırakmak üzere ortaya çıkmaya isteğini duyar ve böylece döngüyü yeniden başlatırlar.